1. Ana Sayfa
  2. Yerel Haber

TAHTACI TÜRKMENLERİ’NDEN KAZDAĞI TEPKİSİ


0

“700 YILLIK GELENEK 3 YILDIR YAPILAMIYOR”
“YASAKLARI SÜRDÜRÜP 700 YILLIK KÜLTÜRÜ YOK ETMEYİN”
Edremit ilçesinde her yıl Ağustos ayında Kazdağları’na çıkarak kurban kesip
örf, adet ve geleneklerini yerine getiren Tahtacı Türkmenleri, üç yıldır dağa
çıkmalarına izin verilmemesine tepki gösterdi.
Tahtacı Türkmenleri Cumhuriyet Meydanı’nda yaptığı açıklamada, 700 yıllık
geleneğin yasaklarla üç yıldır yerine getirilemediği belirtilerek “Yasakları
sürdürüp bu kültürü yok etmeyin. Unutmayın, sizlerin yasakları asıl
gönüllerdeki yangınları büyütüyor. Her yasağınız gönül yangınına körük
oluyor. Bizler devletimize bağlı insanlarız. Bizleri devletimize karşı kırgın hale
getirmeyin. Lütfen sesimizi duyun” denildi.

Her yıl Ağustos ayında Kazdağları’nın Sarıkız Tepesi ile Eybek Dağı Kapanca
bölgesine giderek kurban kesip örf adet ve geleneklerini yerine getiren Tahtacı
Türkmenleri’nin dağa çıkmalarına bu yılda orman yangınlarına karşı alınan
önlemler nedeniyle izin verilmedi.
Edremit İlçesinde ki Tahtacı Türkmenleri Cumhuriyet Meydanı’nda bir araya
gelerek üç yıldır Kazdağları’na çıkmalarına izin verilmemesine karşı basın
açıklaması yaptı.
Tahtacı Köylerinin yaşadığı köylerin muhtarları ile vatandaşların yer adlığı basın
açıklamasına Edremit Belediye başkanı Selman Hasan Arslan’da katılarak destek
verdi.
Çamcı Kırsal Mahallesi’nden emekli öğretmen Ali Fuat Akın tarafından okunan
basın açıklamasında şöyle denildi;
“Tahtacı Türkmenleri Edremit'in en eski grubudur. Bizler buraya iki dalga
halinde geldik. Birincisi Sarı Saltuk'a bağlı Alevi Türkmenler olarak 1300 yılında
Karesi Beyliği döneminde geldik. Kaz Dağları'nı bizlere Karesi Bey yurt olarak
verdi. Bizans'ın İda Dağı'nı Kaz Dağı yaptık ve Türkleştirdik. Daha kendi eski
inançlarımızdaki kutsal hayvanımız kazın adını verdik. Bizim dağı
Türkleştirmemizden sonra dağın bir adı da bizlere izafeten Abdal Dağları oldu.
Piri Reis'in 1521 yılındaki haritasında dağı Kaz Dağı olarak geçer. İkinci dalga
gelişimiz Fatih döneminde oldu. Fatih'in donanması için kereste biçmeye bizleri

dağa çağırdılar. Bizler geldik ve kereste üreterek Fatih'in donanmasını
oluşturduk. Donanma ile İstanbul’u fethetti. Karada yürüyen donanım kerestesi,
bizim atalarımızın elinden çıktı. Sonra Midilli alındı.
Bizler 1300’lü yıllardan beri dağa kurban kesmekteyiz. 700 yıldır süren gelenek,
2020 yılında kovid nedeniyle yasaklandı. 2021 yılında da yasak sürdürüldü.
Geçen yıl ise yangınlar bahane edilerek yasak devam etti.
Bu yıl da aynı gerekçe ile dağa çıkışımız yasaklanıyor. Çamcı ve Hacıarslanlar
köylerimiz Eybek Dağı eteğindeki Kapanca dedesinde diğer köylerimiz ise
Sarıkız'a çıkıp Kartal Çimen Yaylası'na yurt kurup Sarıkız ve babası için kurban
keserler. Bizler barışçı insanlarız. Dağda 700 yıldan beri hiçbir olay olmamıştır.
Bizler kestiği ağaçtan bile helallik isteyen bir toplumuz. Bugün köylerimizin
mezarlıklarında da mezar taşlarında da kazayağı damgaları vardır. Kadın ve
kızlarımızın giydiği “Değre” denilen üç etek entarilerde kazayağı şeklindedir.
Bizlerin yaşattığı kültür Asya'dan Anadolu'ya uzanan bir kültürdür. Atatürk “Bir
ulusun temeli kültürdür” der, oysa bizlerin bu temel kültürleri yok edilmek
istenmektedir.
Devletimizin görevi kültürleri yok etmek değil, yaşatmaktır. Bizlere dağ
yasaklanır ve kültürümüz eritilirken dağın rant gelirine getiren tüm yerlere
açıktır. Hasan Boğuldu, Talimalanı gibi.
Yangın tehlikesi sadece bizlere midir?
Dağ turizme açık inanca yasak mıdır? Dağın endemikleri koruma altına alındı ve
bu bitkilerin olduğu yerlere çıkış yasaklandı. Peki bizlerin kültürü endemik değil
midir? Yetkililere sesleniyoruz. Yangınları bahane ederek yasakları sürdürüp bu
kültürü yok etmeyin.
Unutmayın, sizlerin yasakları asıl gönüllerdeki yangınları büyütüyor. Her
yasağınız gönül yangınına körük oluyor. Bizler devletimize bağlı insanlarız.
Bizleri devletimize karşı kırgın hale getirmeyin. Lütfen sesimizi duyun. Teşekkür
ederiz” denildi.

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?

Yazar Hakkında

Yorum Yap