1. Ana Sayfa
  2. Yerel Haber

İVRİNDİ’DE TARTIŞILAN ALTIN MADENİ MECLİS GÜNDEMİNDE


0

CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı İvrindi ilçesinde yöre halkının
tepki gösterdiği altın madenini ve madenin yarattığı tehditleri Meclis
gündemine getirdi. CHP’li Sarı; “İvrindi’de Sarıalan ve Gökçeyazı
başta olmak üzere, toplam 16 köyün topraklarını, suyunu, tarım ve
hayvancılığını olumsuz yönde etkileyen altın madeni bölgedeki
vatandaşların isyanına rağmen ne yazık ki faaliyetlerine devam
ediyor… Köylümüzün yıllarca koyun güttüğü meraları, su içtiği
gözeleri, gölgesinde uyuduğu meşe ağaçları, ormanlarımız rant
uğruna ne yazık ki yok edilmekte. Bu anlayışın artık durması
gerekiyor” dedi.
CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı TBMM Genel Kurulunda
görüşmelerine devam edilen Maden Kanununda değişiklik öngören
kanun teklifinin 6. Maddesi üzerinde konuştu. “Balıkesir’in İvrindi
ilçesinde altın madeni projesi halkımızın yoğun tepkilerine rağmen ne
yazık ki devam ediyor” diyen CHP’li Serkan sarı Şöyle devam etti:
“Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun Teklifi’ni görüşüyoruz. Ülkemizin birçok yerinde olduğu gibi,
memleketim Balıkesir’de de vatandaşlarımız yarattığınız sorunlarla
boğuşuyor. Geçen hafta İvrindi Gökçeyazı ilçesindeydim, altın madeni
mağduru vatandaşlarımızın isyanını dinlemek üzere onlarla bir araya
geldik. Her gün eylem yapıyor, seslerini duyurmaya çalışıyorlar.
Balıkesir merkezde bir basın açıklamasıyla, yaptıkları yürüyüşlerle
yaşadıkları mağduriyete dikkat çekmeye çalışıyorlar. Balıkesir’;in

İvrindi ilçesinde altın madeni projesi halkımızın yoğun tepkilerine
rağmen ne yazık ki devam ediyor. İvrindi’de Sarıalan ve Gökçeyazı
başta olmak üzere, toplam 16 köyün topraklarını, suyunu, tarım ve
hayvancılığını olumsuz yönde etkileyen altın madeni bölgedeki
vatandaşların isyanına rağmen ne yazık ki faaliyetlerine devam
ediyor.
“PARASI OLAN GÜCÜ OLAN HERŞEYİ YAPABİLİR DURUMA
GELDİ”
“Maden şirketi vatandaşın tarlalarını, meralarını, su kaynaklarını
kontrolsüzce, hoyratça, şuursuzca, ellerindeki sermaye gücüyle işgal
etmiş durumdalar. Bölgedeki vatandaşlarımız tarlalarına elektrik
direği için bile izin alamazken meranın tam ortasından maden için bir
yol yapılmış durumda. Ülkede parası olan, gücü olan herkes istediği
her şeyi yapabilir duruma geldi. Köylümüzün yıllarca koyun güttüğü
meraları, su içtiği gözeleri, gölgesinde uyuduğu meşe ağaçları,
ormanlarımız rant uğruna ne yazık ki yok edilmekte. Bu anlayışın
artık durması gerekiyor.
“BALIKESİR’DEKİ 20 AKTİF FAYDAN BİRİ MADEN DEPOLEME
ALANININ ALTINDA”
“ÇED süreci oldubittiye getirilmiş, hukuk arka bahçeye çevrilip guguk
yapılmış durumda. Bölge halkının düşüncesi yok sayılmak isteniyor.
İzinlerin alınmadığı, ruhsatların tamamlanmadığı yönünde iddialar
var. En önemli ve en büyük tehlike ise deprem, Balıkesir’de 20 adet
aktif deprem fay hattı var, bunlardan biri de MTA haritasında da
görüldüğü üzere Gökçeyazı fay hattı. Bu fay hattı altın madeninin
depolama sahasının hemen altından geçmekte ve büyük bir risk
oluşturmaktadır. Bölgede meydana gelecek bir deprem Gökçeyazı’yı
da bölge halkını da ve bölgedeki meraları da altın maden atıklarının
altında bırakma riskiyle karşı karşıya.
“İVRİNDİLİ’NİN SESİNE KULAKLARINIZ TIKAMAYIN”

“Ülkenin iktidarı AKP değil ne yazık ki, sermaye iktidar olmuş
durumda. Şu anda ülkede iktidar olan ne biliyor musunuz? Şu anda
iktidar bir siyasi parti ya da temsilcileri değil, sizler değilsiniz değerli
vekillerim, şu anda iktidarda olan sermayedir. Sermaye sahipleri
geleceğimize karar verir oldu. Bakın, İvrindi’de 16 köyü etkileyecek
olan projede hem ÇED raporunda hem de uygulamada bir sürü
usulsüzlük olduğu bölge halkımız tarafından dile getirilmektedir.
Kulaklarınızı tıkamayın, görmezden gelmeyin.
“İLİÇ’TE ÖLÜMLERİN VE DOĞA KATLİAMININ SORUMLUSU
ŞİRKET VE İKTİDAR”
CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, AKP iktidarında maden
kazlarının sayısının arttığına da dikkat çekti. “Ülkemizde sayısı
giderek artan maden kazaları AKP iktidarının ihmalleri sebebiyle
olmaktadır” diyen CHP’li Serkan Sarı şöyle konuştu:
“İliç’te ölümlerin ve doğa katliamının sorumlusu şirket olduğu kadar,
ona göz yuman Çevre, Şehircilik Bakanlığı ve iktidarınızdır. İliç’teki
altın madeninde yaşanan felaketle ilgili belgeler ve bilgiler sorumlu
bakanların da birçok ihmali olduğu gerçeğini ortaya koymuştur.
Bakanlıklar görevini insan ve çevre adına layıkıyla yerine
getirmemiştir. Bakanlıklar denetimleri şeffaf bir şekilde kamuoyuyla
paylaşmamıştır. Sadece İliç’te değil, bugüne kadar ülkemizde sayısı
giderek artan maden kazaları AKP iktidarının ihmalleri sebebiyle
olmaktadır. AKP iktidarının maden şirketlerini koruyan, kollayan
anlayışı sebebiyle halkımız madenlerde canlarını vermektedirler.
Ulusal bir maden ve enerji politikamız yok ne yazık ki. Rant ve
sömürü politikasına dönüşmüş olan bu uygulamalardan acilen dönmek
zorundayız.”
“YURDUN DÖRT BİR YANI VAHŞİ MADENCİLİK İŞGALİ ALTINDA”
“Ülkemizde sayısı 20’ye yakın olan altın madenciliği projelerinin kamu
yararına olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Çıkan altının büyük
kısmı şirketler vesilesiyle yurt dışına götürülürken ne yazık ki küçük
bir kısmı devletimize bırakılmaktadır. Hatırlayalım, Maden

Kanunu'nda bugüne kadar yapılan değişikliklerle Kaz Dağları’nın tüm
koruma statüsü hiçe sayılarak doğa alanları, tarım alanları ve
meraları madencilik faaliyetine açılmıştı. Kaz Dağları’nda altın
madeni sebebiyle 350 bin ağaç kesilmişti. Halkımızın direnişi ne yerli
ne millî olan o şirketi kaz dağlarından çekilmek zorunda bıraktı.
Bunlar sadece benim bölgemden birkaç örnek, yurdumuzun dört bir
yanında vahşi madencilik sürdürülüyor olması, madencilerin işgali
altında olması hepimizi derinden yaralamaktadır.
“AKP’NİN UCUBE MEVZUAT DEĞİŞİKLİKLERİ”
“Peki, neden? Çünkü AKP’nin ucube mevzuat değişiklikleri sebebiyle.
AKP döneminde bu teklifle birlikte Maden Kanunu’nun 15’inci kez
değiştirildiğine şahit oluyoruz. Peki, bugüne kadar yaptıklarınız ne
oldu? Madenlerimizde işçilerimiz can vermeye devam etti. Maden
Kanunu’ndaki değişiklik teklifini biz konuşmaya başlarken maalesef
İliç madeninde felakete uğrayan işçilerimiz hâlâ toprak altında.”
“ÖNCE İNSAN, SONRA MADEN”
CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, AKP iktidarının ulusal
madencilik politikası olmadığını var olan politikalarının da rant ve
sermayenin politikası olduğunu ifade etti. Sarı konuşmasını şöyle
tamamladı:
“AKP iktidarının ulusal madencilik politikası yok ne yazık ki. Var olan
maden ve enerji politikası rant politikasıdır, sermayenin politikasıdır,
yandaşları zengin etme politikasıdır. Bu politikada ne insan var ne
çevre var ne doğa var. Madenleri önce insan, sonra maden
anlayışıyla ele almak zorundayız. Türkiye’de yer altı zenginlikleri
vatandaşlarımızın refahı için kullanılmalıdır. Madenleri önce insan,
sonra maden anlayışıyla ele almaz isek daha nice canları yitiririz.
İşçilerimizin hayatı ve çevrenin korunması hepimizin kırmızı çizgisi
olmalıdır. Sürdürülebilir madencilik doğal kaynaklarımızın, millî
çıkarlarımız doğrultusunda insan sağlığına ve çevreye duyarlı bir
şekilde kamu yararı doğrultusunda en rasyonel ve verimli şekilde
değerlendirilmelidir. Olmazsa ne olur? Soma olur, Ermenek olur,

Amasra olur, İliç, Dursunbey, Zonguldak olur; olan vatandaşımıza
olur. Sonuçta sermaye daha çok zengin olur. Sermayenin değil,
vatandaşın hakkını koruyan düzenlemeler yapmak zorundayız. Son
olarak, vurgulamak isterim ki: Önce insan, sonra maden.”

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?
İlginizi Çekebilir

Yazar Hakkında

Yorum Yap